TOP

KASIM ETKİNLİK REHBERİ


Kasım, İstanbul’da ana akımın biraz dışına çıkmak için iyi bir ay. The Veils, Caribou ve Infinity Song gibi birbirinden farklı müzikal dünyalara açılan konserler, film gösterimleri ve festivallerle şehirde alternatif bir kültür rotası beliriyor. Bir yandan Filistin Sinema Günleri ve Nosferatu’nun canlı müzik eşlikli gösterimi gibi perdede iz bırakan buluşmalar gerçekleşirken; diğer yandan yılbaşı ve kış kasabaları kapılarını açmaya, İstanbul da henüz sonbahar bitmeden kışa hazırlanmaya başlıyor. Afişlerin daha küçük köşelerinde saklanan konserler ve etkinlikleri de es geçmeyin! Bazen şehrin en iyi etkinlikleri, büyük sahnelerde değil, henüz herkesin bilmediği yerlerde karşınıza çıkıyor.

Sergi rotamızda, Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü yeniden okumaya davet eden sergilerin yanında, uluslararası yıldız isimlerin solo sergileri de var. Bu ay rotayı alışılmış müze ve galeri duraklarının dışına taşımak da mümkün: Zeyrek Çinili Hamam’ın tarihi sarnıcındaki Alex Červený sergisi ile Maslak Atatürk Oto Sanayi’de farklı koleksiyonları buluşturan Yakınlarda Bir Yerde sergisi buna iyi örnekler.

Atlas of Encounters
📍 Zeyrek Çinili Hamam

📅 24 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027
Brezilyalı sanatçı Alex Červený’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, Zeyrek Çinili Hamam’ın 16. yüzyıldan kalma yapısının altında yer alan Bizans sarnıcında açılıyor. Anlam de Coster küratörlüğündeki sergide 30’dan fazla eser; astronomi, mimarlık ve beden arasındaki ilişkileri araştırıyor. İstanbul’a ilk ziyaretinden 15 yıl sonra yeniden kente dönen sanatçı, hamamın tarihî mekanına özel yeni işler de üretmiş; el yazmaları ve gravürler üzerine müdahaleler, resimler, işlemeler ve parşömen heykelleri bunlar arasında.
Kısacası: Sergi kadar mekanın kendisini de keşfetmek isteyenler için.

Aynı Mavinin Altında
📍 İstanbul Modern, Karaköy
📅 8 Eylül 2026 – 31 Aralık 2027
İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi, adını denizlerden, ufuktan, özgürlükten alıyor. Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğündeki sergi, 1940’lardan bugüne Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü izlerken, 2000 sonrası uluslararası sanatçıların işleriyle yeni bir diyalog kuruyor. Resimden videoya, fotoğraftan heykele ve yerleştirmeye uzanan seçki; kimlik, kent, göç, hafıza ve doğa gibi bugünün meselelerine bakıyor.
Kısacası: İstanbul Modern’in koleksiyonuna, alıştığınızdan biraz farklı bir gözle bakmak için iyi bir bahane.

Gökyüzü Şekerdendi
📍 Arter
📅 28 Mart 2027’ye kadar
Başlığı, E. E. Cummings’in “Songs I” (Şarkılar I, 1938) adlı şiirinin açılış kıtasından ilham alan Gökyüzü Şekerdendi, Arter’in Eylül programındaki dikkat çekici sergilerden. Arter koleksiyonundaki 24 sanatçının eserlerini “ev/yuva” ve “yurt” kavramları etrafında bir araya getiren sergi; içeriyle dışarı arasındaki sınırları belirsizleştiren bir yerleştirme düzenine sahip. Böylelikle yapıtları yeryüzü ile gökyüzü, geçmiş ile gelecek, kök salmak ile yersiz yurtsuzluk arasında salınan canlı ve çok renkli bir duyusal evrende buluşturuyor.
Kısacası: Daha yavaş, daha sezgisel bir sergi deneyimi arıyorsanız.

Yoko Ono: İçses ve İçyapı
📍Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan
📅 Tarih: 27 Aralık’a kadar
John Lennon’ı bir anlığına unutun! Çünkü Yoko Ono’nun hikâyesi, pop kültürünün çok ötesinde başlıyor. Kavramsal sanatın yaşayan en etkili figürlerinden biri olan Ono, onlarca yıldır izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; düşünmeye, katılmaya ve üretmeye davet ediyor. Bu sergi de tam olarak bunu yapıyor. İçeri girerken bir izleyicisiniz, çıkarken muhtemelen zihninizde cevaplardan çok sorular olacak.
Kısacası: İstanbul’un bu yılki en önemli kültür olaylarından biri.

Seyahat Sanatı
📍 Meşher
📅 23 Mayıs 2027’ye kadar
Seyahat Sanatı, yolculuğu yalnızca bir yerden diğerine gitmek olarak değil, dünyayı görme ve anlama biçimi olarak ele alıyor. Meşher’in koleksiyon ve arşiv odaklı sergisi, farklı dönemlerden görsel malzemeler üzerinden seyahatin kültürel hayal gücünü nasıl şekillendirdiğini izlemeye açılıyor.
Kısacası: Haritalar, imgeler ve yolculuk anlatıları üzerinden dünyayı başka türlü okumak isteyenlere.

Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni
📍 Muammer Karaca Tiyatrosu
📅 21 Ocak 2027’ye kadar
Uzun süren bir restorasyonun ardından yeniden açılan Muammer Karaca Tiyatrosu’nun ilk sergisi, grafik tasarımcı Mengü Ertel’in sahne sanatları için ürettiği afişleri, sahne ve kostüm tasarımlarını, eskizlerini ve arşiv belgelerini bir araya getiriyor. Keşanlı Ali Destanı ve Deli Dumrul gibi yapımlara ait tasarımlar, tiyatro tarihine görsel kültür üzerinden bakma fırsatı sunuyor.
Kısacası: Muammer Karaca Tiyatrosu’nun harikulade restorasyonunu yakındam görmek isteyenlere.

Yakınlarda Bir Yerde
📍 Galerie AGA
📅 24 Ekim – 24 Aralık
Maslak Atatürk Oto Sanayi gibi beklenmedik bir noktada karşımıza çıkan Galerie AGA’nın farklı özel koleksiyonlardan eserleri bir araya gelen seçkisi; Adnan Çoker, Kuzgun Acar, Fahrünnisa Zeid ve Gülsün Karamustafa gibi Türkiye sanat tarihinin farklı kuşaklarından isimleri aynı çatı altında buluşturuyor. Alışılmış galeri rotasının dışına çıkıp sanatçıları koleksiyonlar arasındaki beklenmedik komşuluklar üzerinden tanımak için bir fırsat.
Kısacası: Sanayi bölgesinde, farklı koleksiyonların kesiştiği bir sanat molası.

Kasım ayına sarkan bazı sergileri, “bir ara giderim” klasöründen çıkarıp takvime koymanın tam sırası.

Gönül İşi / Labour of Love
📍 Galerist
📅 16 Eylül – 7 Kasım
Galerist, 25. yılını, yaklaşık 50 sanatçının eserlerini bir araya getiren Gönül İşi / Labour of Love sergisiyle kutluyor. Sergide, galerinin kuruluşundan bu yana onunla birlikte yol alan sanatçıların çalışmaları, yeni üretilen eserlerle yan yana geliyor.  Sanatçılarla kurulan uzun soluklu ilişkiler, ortaklıklar ve sanatsal yakınlıklar üzerinden galerinin yolculuğuna bakıyor.
Kısacası: Galeri gezisini biraz daha üretim sürecine yaklaştırmak isteyenlere.

The Sun and the Mountain
📍 Dirim Art Dolapdere
📅 8 Kasım’a kadar
Ugo Rondinone’nin İstanbul’daki ilk kişisel galeri sergisi, Mountain serisinden yirmi heykeli, gündoğumu ve günbatımını konu alan on dört suluboyayla bir araya getiriyor. Peri bacalarını andıran kaya oluşumlarından ve taş dengeleme pratiğinden ilham alan heykeller, neon renklerle boyanmış taşları üst üste getiriyor; dikey formlar, suluboyaların yatay ufuklarıyla karşılaşıyor.
Kısacası: Heykel ile resmin aynı mekanda nasıl konuştuğunu görmek isteyenler için

Levantenlerin İstanbul’u, İstanbul’un Levantenleri
📍 Beyoğlu Belediyesi, İstiklal Sanat Galerisi
📅 8 Kasım’a kadar
İstanbul’un Levanten topluluklarının kentin mimarisine, ticaretine ve gündelik yaşamına bıraktığı izleri odağına alan sergi, Beyoğlu’nun çok katmanlı geçmişine uzanıyor. İstiklal Caddesi üzerindeki galerinşn ev sahipliği yaptığı sergi, şehrin kozmopolit tarihine bir pencere açıyor.
Kısacası: Beyoğlu’nu yalnızca bugünkü kalabalığıyla değil, onu şekillendiren topluluklarla birlikte düşünmek için.

Art Weeks Istanbul: Collector’s Edition
📍 Akaretler Sıraevler
📅 16 Eylül – 8 Kasım
Art Weeks Istanbul bu yıl galerilerden çok koleksiyonerlere bakıyor. “Collectors” edisyonunda Banu & Hakan Çarmıklı, Tansa Mermerci ve Öner Kocabeyoğlu koleksiyonlarından seçilen eserler Akaretler Sıraevler’in tarihi binalarına yayılıyor. Üstelik sergi ücretsiz; yani “Ben koleksiyoner değilim” bahanesi bu kez çalışmıyor.
Kısacası: Türkiye’de sanat koleksiyonculuğunun nasıl bir zevk haritası oluşturduğunu merak ediyorsanız, iyi bir başlangıç noktası.

Mehtap Baydu: Seni Sevmek Çok Zor!
📍 Arter, Dolapdere

📅 15 Kasım’a kadar
Mehtap Baydu’nun Arter’de devam eden Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi; performans, heykel, fotoğraf ve video arasında gidip gelen pratiğini bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, beden ile nesne arasındaki ilişkiye odaklanırken sanatçının yeni üretimlerini yakın dönem işlerinden bir seçkiyle yan yana getiriyor. Baydu’nun 2019’da Berlin’de gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansının Arter’e uyarlanmış versiyonu da serginin önemli parçalarından. Galeri 1’de camlı bir bölmenin ardında periyodik olarak gerçekleştirilen bu performans, Baydu’nun şişirdiği bir balonun performans mekanını tümüyle kaplamasıyla son buluyor.
Kısacası: Disiplinlerarası çizgilerin belirsizleşmesini seviyor ve heykelin yalnızca bakılacak bir obje olmadığını düşünüyorsanız.

Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat
📍 Yapı Kredi Müzesi, Galatasaray
📅 29 Kasım’a kadar
Koç Topluluğu’nun kültür ve sanatla kurduğu uzun soluklu ilişkinin izini süren sergi; arşiv belgeleri, sanat eserleri ve tarihî materyaller arasında dolaşırken yalnızca sanat tarihini değil, modern Türkiye’nin kültürel hafızasını da okumaya davet ediyor.
Kısacası: Sanat tarihini eserlerin çok hikayeleri üzerinden keşfetmeyi seviyorsanız rotanıza ekleyin.

Kasım ayının festival haritası tek bir tür etrafında toplanmıyor: Kukla tiyatrosu ailece izlenebilecek görsel anlatılar sunarken, Bu Festival Bizim ve MIX farklı müzik sahnelerini yan yana getiriyor; Beyoğlu Caz Festivali ise müziği bir semtn kılcal damarlarında dolaştırıyor.

Yeni Yıl ve Kış Kasabaları
📍 Tersane İstanbul, KüçükÇiftlik Park
📅 13 Kasım – 10 Ocak
Tersane İstanbul’da 13 Kasım – 10 Ocak arası devam edecek “Winter Town”; Haliç kıyısında buz pateni, alışveriş, canlı müzik ve çocuklara yönelik etkinliki bir araya getiriyor. 27 Kasım’da KüçükÇiftlik Park’ta kapılarını açacak olan “Yeni Yıl Kasabası” ise konserler ve sezonluk yeme-içme duraklarıyla 27 Aralık’a kadar devam ediyor.
Kısacası:
Buz pateni, soğuk mevsimde içinizi ısıtacak yiyecekler ve çocuklarla yapılacak eğlenceli bir şehir etkinliği arayanlar içini.

28. İstanbul Kukla Festivali
📍 İstanbul’un farklı sahneleri
📅 2 – 8 Kasım
Festival programında Karagöz’den çağdaş kukla gösterilerine uzanan farklı tarzlar var. Cengiz Özek’in “Büyülü Ağaç”ı ve İtalyan geleneğinden “Pulcinella” gibi yapımların yanı sıra, Avusturyalı sanatçı Cordula Nossek’in “The Dog Flea Circus” gösterisi özellikle dikkat çekiyor: Barok sirk geleneğinden esinlenen yapımda yaşlı bir İngiliz pointer’ın kürkünde yaşayan pireler, kendi küçük sirk topluluklarını kuruyor (6 Kasım’da Avusturya Kültür Ofisi’nde, 7 Kasım’da ENKA’da).
Kısacası:
Kuklanın minyatür, absürt dünyasını merak eden çocuklar ve yetişkinler için.

Bu Festival Bizim
📍 Paribu Art
📅 12 – 14 Kasım
Bağımsız müzik sahnesinin üretimlerine odaklanan Bu Festival Bizim, Paribu Art’ta üç güne yayılan bir buluşma. Melody’s Echo Chamber, Güneş, aisu, Lady Shaka, Dilan Balkay, ARKADAŞ, 2MUCH!, Okay Vivian ve OD BAND gibi isimleri bir araya getien festivalin özel açılış gecesi 12 Kasım’da Komünite’de Stella & The Longos konseriyle gerçekleşirken, ana programdaki konserlere bir pop up market ve çeşitli atölyeler de eşlik edecek.
Kısacası: Bağımsız müzik sahnesini takip edenler için.

MIX Festival by Modundayız
📍 Zorlu PSM
📅 12 – 14 Kasım
Kelis ve Saint Etienne’in pop mirası, Sleaford Mods’un punk-elektronik enerjisi ve WhoMadeWho’nun hibrit DJ seti; Derya Yıldırım & Grup Şimşek ve Islandman’in Anadolu referanslarıyla aynı programda buluşuyor. MIX’in gücü, tek bir türe bağlı kalmadan dans pistine farklı kapılar açmasında.
Kısacası: Aynı festivalde pop, post-punk, elektronik müzik ve Anadolu saykodelik müzik türleri arasında dolaşmak için.

Beyoğlu Caz Festivali
📍 Beyoğlu ve çevresindeki farklı mekânlar
📅 13 – 15 Kasım
Beyoğlu Caz Festivali, konserleri bağımsız mekanlara, kültür alanlarına ve ücretsiz etkinliklere yayıyor. Programda Kika Sprangers Quintet’in albüm lansmanı, Belçika’dan Kosmonauci ve Intergeese gibi isimlerin yanı sıra söyleşiler, atölyeler ve açık katılımlı etkinlikler de bulunuyor.
Kısacası: Cazı tek bir salonda değil, Beyoğlu’nun farklı köşelerinde takip etmek isteyenlere.

Bu ay konser seçerken yalnızca tür değil, dinleme biçimi de belirleyici: Jethro Tull’ın uzun yıllara yayılan sahne dili ve Caribou’nun canlı elektronik kurgusu büyük salonlara yakışırken, Fiba Salon İKSV’deki caz geceleri doğaçlamanın nasıl şekillendiğini yakından izleme fırsatı veriyor. Neo Turkish Psych Gecesi ise Anadolu saykodelik müziğinin farklı yorumlarını aynı programda topluyor.

The Veils
📍 Fiba Salon İKSV
📅 5 Kasım, 21:30
Finn Andrews’un liderliğindeki Yeni Zelanda çıkışlı, Londra merkezli The Veils, yirmi yılı aşkın kariyerinde indie rock’ı karanlık, teatral ve zaman zaman görkemli bir ses dünyasına taşıdı. Yedi stüdyo albümü yayımlayan grup, David Lynch ve Paolo Sorrentino gibi yönetmenlerin de ilgisini çekti. Lynch’in Twin Peaks: The Return dizisinin 15. bölümünde ise yalnızca müzikleriyle değil, bizzat sahnede performans sergileyerek yer aldılar; grubun çaldığı “Axolotl”, dizinin tekinsiz dünyasının bir parçasına dönüştü.
Kısacası: Sinematik atmosferi, karanlık romantizmi ve sahnede giderek yoğunlaşan indie rock’ı sevenlere; Twin Peaks’in müzikal evrenine aşina olanlar için de dizinin içinden çıkıp gelen bir karşılaşma.

Derinden Gelen Sesler: Barok Esintileri
📍 Şerefiye Sarnıcı
📅 6, 7, 8 Kasım, 20:00
Şerefiye Sarnıcı’nın tarihi su yapısı, “Derinden Gelen Sesler: Barok Esintileri” konserleri için sahneye dönüşüyor. Barok repertuvarı sarnıcın akustiği ve mimarisiyle buluşturan program, müziği yalnızca dinlenen değil, mekanla birlikte hissedilen bir karşılaşma olarak kuruyor.
Kısacası:
Barok müziği tarihi bir su yapısının akustiği içinde dinlemek isteyenlere.

Ferit Odman ile Caz Kulübü Serisi
📍 Fiba Salon İKSV
📅 18 Kasım, 21:30
Ferit Odman’la Caz Kulübü serisi kasımda iki farklı buluşmayla devam ediyor: 18 Kasım’da piyanist ve besteci Çağrı Sertel, 27 Kasım’da ise Ferit Odman Quartet ile genç caz müzisyenlerinin katıldığı bir jam session var. İkinci gecede enstrümanıyla gelen müzisyenler de doğaçlamaya katılabiliyor.
Kısacası:
Cazı tamamlanmış bir konserden çok, sahnede kurulan bir diyalog olarak yaşamak isteyenlere.

Jethro Tull
📍 Zorlu PSM
📅 14 Kasım, 21:00
Ian Anderson liderliğindeki Jethro Tull, progresif rock’ı folk, blues ve klasik müzik etkileriyle birleştiren sound’uyla Zorlu PSM’ye geliyor. Grubun flütü merkeze alan düzenlemeleri, rock konserlerinin alışıldık gitar ağırlıklı çizgisinden ayrılan başlıca özelliklerinden.
Kısacası:
Progresif rock’ın efsanelerinden birini canlı dinlemek için.

Infinity Song
📍 Blind İstanbul
📅 21 Kasım, 20:30
Detroit kökenli Infinity Song’un hikâyesi, dört kardeşin yıllarca New York’taki Central Park’ta, Bethesda Çeşmesi çevresinde sokak müzisyenliği yaparak kendi dinleyicilerini oluşturmasıyla başladı. Abraham, Angel, Israel ve Momo Boyd’dan oluşan grup, Jay-Z tarafından sokakta keşfedildi. Bugün ise Glastonbury ve Lollapalooza gibi festivallerde sahne alan, uluslararası dinleyici kitlesi giderek büyüyen bir topluluk konumunda. Müzikleri, 1970’lerin soft rock geleneğini soul, R&B ve folk etkileriyle buluşturuyor.
Kısacası:
Dört kardeşin yıllarca sokakta geliştirdiği müzikal uyum, soul ve 70’ler soft rock’ından beslenen çok sesli bir canlı performansla buluşuyor.

Neo Turkish Psych Gecesi
📍 Zorlu PSM
📅 21 Kasım
Gaye Su Akyol, Lalalar, Alaturca Club ve DJ Fitz’i aynı gecede buluşturan program, Anadolu saykodelik müziğinin farklı damarlarını elektronik ve kulüp kültürüyle yan yana getiriyor. Tek bir ses etrafında birleşmekten çok, türler arasında geçiş yapan bir geceye hazır olun!
Kısacası:
Psikedelik gitar rif’leri, yerel müzik referansları ve dans pistini aynı programda arayanlara.

Caribou
📍 Zorlu PSM
📅 24 Kasım, 21:30
Kanadalı müzisyen ve prodüktör Dan Snaith’in Caribou projesi, elektronik müziği saykodelik pop’un renkli dokuları, katmanlı melodiler ve house ritimleriyle buluşturuyor. Snaith, 2007’de Andorra albümüyle Kanada’nın saygın Polaris Music Prize’ını kazanan, Our Love ile Grammy adaylığı elde eden; yaklaşık 25 yıldır aynı müzikal formüle bağlı kalmadan üretmeye devam eden isimlerden biri. Stüdyoda ince ince kurduğu parçaları sahnede canlı performansın enerjisiyle yeniden şekillendirmesi de Caribou konserlerini yalnızca bir elektronik müzik setinden ayırıyor.
Kısacası: Dans pistinin enerjisini melodik, yer yer saykodelik bir ses dünyasıyla birleştiren bir gece.

Oi Va Voi
📍 Zorlu PSM – %100 Studio
📅 28 Kasım, 21:30
Garanti BBVA Genç Konserleri kapsamında sahne alacak Oi Va Voi, Doğu Avrupa ve Orta Doğu müzikal etkilerini elektronik, caz ve pop unsurlarıyla birleştiren çok kültürlü sound’uyla tanınıyor. Grubun canlı performanslarında akustik enstrümanlar ve elektronik altyapılar yan yana geliyor.
Kısacası:
Oi Va Voi’nin enerjisini İstanbul’da yeniden yaşamak isteyenlere.

Bu ay tiyatroda üç ayrı iz sürülebilir: 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin uluslararası konukları, klasik metinlerin yeni yorumları ve tek oyuncunun sahnede birden fazla karakteri taşıdığı performanslar. Halit Ergenç’in Willy Loman yorumu ile Değişim Dönüşüm’ün iki oyuncuyla 22 karakter kuran yapısı, aynı soruya farklı yerlerden bakıyor: Bir insanın hikayesi sahnede nasıl çoğaltılır?

30. İstanbul Tiyatro Festivali
📍 İstanbul’un farklı sahneleri
📅 22 Ekim – 3 Aralık
İKSV’nin 30. İstanbul Tiyatro Festivali, ekim sonunda uluslararası ve yerli yapımlardan oluşan geniş bir seçkiyi şehre getiriyor. Ustalık sınıfları, çeşitli atölyeler ve programdaki edebiyat uyarlamalarının analiz edileceği “Kitap Kulübü” gibi etkinliklerle de program bir hayli zengin. Kasım’daki Requiem (11-12 Kasım), Nederlands Dans Theater (27-28 Kasım) sahnelemelerini şimdiden bir kenara yazmalı!
Kısacası: Tiyatro sezonunda tek tek oyun seçmek yerine, farklı sahneler arasında maratona çıkmak için.

Mummenschanz – 50 Years
📍 Paribu Art
📅 31 Ekim, 1 Kasım
İsviçreli Mummenschanz topluluğu, yarım asırlık sahne geçmişini söze ihtiyaç duymayan bir beden ve maske tiyatrosuyla kutluyor. Yumuşak heykeller, gündelik nesneleri andıran formlar ve yüzü görünmeyen figürlerle kurulan görsel oyun, dil bariyerini ortadan kaldırdığı için çocuklarla yetişkinleri aynı gösteride buluşturuyor.
Kısacası: Sözcüklerden çok bedenin ve hayal gücünün çalıştığı bir sahne gösterisi.

Değişim Dönüşüm
📍 Zorlu PSM
📅 3 Kasım
Timuçin Esen ve Funda Eryiğit’in rol aldığı yapım, iki kişinin ilişkisini ve dönüşüm arzusunu keskin bir yüzleşme üzerinden ele alıyor. Berlin Schaubühne’de Thomas Ostermeier’in sahnelediği Maja Zade imzalı metnin bu yerel uyarlaması, iki oyuncunun toplam 22 karaktere hayat verdiği hızlı bir sahne dili kuruyor.
Kısacası: İki oyuncunun çok sayıda karakter ve çatışmayı taşıdığı, temposu yüksek bir ilişki oyunu.

Satıcının Ölümü
📍 Zorlu PSM
📅 3 Kasım
Arthur Miller’ın 26 Mart 2026’da Zorlu PSM’de prömiyer yapan oyunu, Halit Ergenç’in uzun bir aradan sonra tiyatroya dönüşünü müjdeliyor. Onun canlandırdığı Willy Loman karakterinin başarı ve Amerikan rüyası uğruna verdiği mücadele, aile içindeki kırılmalarla birlikte sahnede yeniden önümüze seriliyor.
Kısacası: Modern tiyatronun temel metinlerinden birini, Halit Ergenç’in sahneye dönüşüyle izlemek için.

Çatıya Tıklatma
📍 Oyun Atölyesi ve Moda Sahnesi
📅 6, 15, 20 Kasım
Filistinli yazar ve oyuncu Khawla Ibraheem’in yazdığı oyun, Gazze’de yaşayan Meryem’in oğlunu kurtarabilmek için tekrar tekrar yaptığı kaçış provaları üzerinden ilerliyor. Ali Haydar Çataltepe’nin yönettiği, Nihal Yalçın’ın tek kişilik performansıyla sahnelenen oyun, bombardımandan önce binaların tahliyesi için yapılan “uyarı vuruşu”ndan ismini alıyor. Edinburgh Fringe’deki başarısının ardından New York Theatre Workshop ve Royal Court Theatre’da da sahnelenen oyun, hafızlara kazınacak solo performansıyla çağımızın en büyük politik meselesine dokunuyor.
Kısacası: Tek oyunculu tiyatronun bir insan hikayesini ne kadar yoğunlaştırabileceğini görmek için.

Ermiş
📍 Fitaş Dünya ve Paribu Art
📅 6, 19 Kasım

Halil Cibran’ın klasikleşmiş metni Ermiş, Jüt Tiyatro tarafından çağdaş bir meddah yorumuyla sahneye taşınıyor. Zeynep Anacan’ın çevirisinden uyarlanan oyunda Edip Tepeli, hem sahneye uyarlayan hem de anlatan olarak yer alıyor; oyun boyunca 30 farklı karaktere bürünüyor. Aşk, evlilik, çocuklar, özgürlük, çalışma, acı ve ölüm gibi temalar üzerine ilerleyen metin, meddah geleneğinin anlatım olanaklarıyla yeniden kuruluyor.
Kısacası: Yüz yılı aşkın süredir okunan bir metni tek oyuncunun 30 farklı karaktere hayat verdiği bir meddah anlatısında yeniden dinlemek, Ermiş için başlı başına bir neden.

Maceracı Annelerin Savunması Adına
📍 Bahçe Galata
📅 6, 20, 27 Kasım
Simon Marshall’ın yazdığı, Sarp Doğa Çelik’in yönettiği oyun iki kardeşin, bir keşif gezisinden dönemeyen annelerinin vefatının ardından hayatlarını yeniden kurma çabasına odaklanıyor. Fatma Zehra Durgut ve Sezer Arıçay’ın oynadığı yapım; annelik, kayıp, sevgi ve çocuklara bıraktıklarımız üzerinden ilerliyor.
Kısacası:
Aile hikayelerinin biraz macera, yas ve kara mizahla harmanlanmasını seviyorsanız.

Günah Koleksiyoncusu
📍 Fitaş Dünya
📅 10, 26 Kasım
Dijital dünyanın günah çıkarma alışkanlığını sahneye taşıyan oyun, insanların en karanlık itiraflarını toplayan Riley ile onun kimliğini çözmeye çalışan Alex’in hikayesini anlatıyor. İşin içine bir de yapay zeka Cleopatra girince, hafıza, manipülasyon ve adalet arasındaki sınırlar iyice bulanıklaşıyor. Tuğçe Tanış, Selena Demirli ve Cem Burçin Bengisu’nun rol aldığı yapımın yazarı ve yönetmeni Elif Baş İyibozkurt.
Kısacası:
Yapay zeka, dijital itiraflar ve kara mizah aynı sahnede buluşunca ne çıkacağını merak edenlere.

İntihar Dükkanı
📍 DasDas Ataşehir
📅 7, 18 Kasım
Jean Teulé’nin romanından uyarlanan oyun, ölümün sıradanlaştığı bir dünyada umut fikrini kara mizahla ele alıyor. Yönetmenliğini ve konsept tasarımını Ersin Yaşar’ın üstlendiği yapımda müzik, hareket ve kostüm tasarımı da oyunun anlatısının parçası.
Kısacası:
Tiyatroda kara mizahın sınırlarını biraz daha ileri taşımaya hazırsanız.

Kasımın sahne programında bir yanda Tolstoy’nun iç çatışmalarını bedensel bir dramaya dönüştüren Eifman balesi Anna Karenina, diğer yanda Anadolu’nun Lidya katmanlarına uzanan yeni opera yapımı Edusa var. Çağdaş dans tarafında ise Deliriyum, algoritmaların ve sosyal medyanın kimliğimizi nasıl biçimlendirdiğini 13 dansçının bedeni ve dijital sahne öğeleri üzerinden sorguluyor. Üç yapım, klasik repertuvar, tarihsel anlatı ve bugünün dijital deneyimi arasında farklı kapılar açıyor.

Anna Karenina – Eifman Ballet St. Petersburg
📍 AKM Türk Telekom Opera Salonu
📅 17 – 18 Kasım

Boris Eifman’ın koreografisi, Tolstoy’nun romanını iki perdelik dramatik bir bale olarak yorumlarken; Çaykovski’nin müziği, karakterlerin iç çatışmalarını hareket ve sahne ritmiyle öne çıkarıyor.
Kısacası: Klasik bir romanın hikayesini, yoğun bir fiziksel anlatımla sahnede izlemek isteyen bale meraklılarına.

Edusa – İstanbul Devlet Opera ve Balesi
📍 AKM Türk Telekom Opera Salonu
📅 26 ve 28 Kasım

Güldiyar Tanrıdağlı’nın müziği, İskender Pala’nın librettosu ve Caner Akın’ın sahnelemesiyle hazırlanan bu yeni opera, Batı Anadolu’da hüküm süren Lidya Krallığı’ndan yola çıkıyor. Sardes’in ticaret, zenginlik ve kültürel karşılaşmalarla şekillenen dünyasını merkeze alan iki perdelik yapım, Anadolu tarihini opera sahnesine taşıyor.
Kısacası: Avrupa opera repertuvarının tanıdık hikayelerinin dışına çıkıp Anadolu’nun tarihsel katmanlarını müzik ve sahne aracılığıyla keşfetmek isteyenlere.

Deliriyum – MDTistanbul
📍 Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi
📅 6 Kasım, 20:00
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin modern dans topluluğu MDTistanbul’un yapımı, dijital çağın benlik ve gerçeklik algısı üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Canberk Yıldız’ın koreografisinde 13 dansçı, dijital ekranlar ve algoritmalarla etkileşim içinde; bedenin sistemle kurduğu ilişkiyi uyum ve uyumsuzluk arasında araştırıyor.
Kısacası:
Sosyal medya ve algoritmaların gündelik hayatımızı nasıl yönlendirdiğini dans, beden ve dijital sahne dili üzerinden düşünmek isteyenlere.

Kasım’daki bu film gösterimleri; yeni sezonun yapımlarından öte, gösterimler etrafında şekillenen sohbetleri ve sinemayı farklı biçimlerde deneyimlemeyi sevenler için.

Filistin Sinema Günleri
📍 Postane
📅 2 Kasım
Filistin halkının sesini duyurmak ve hikayelerini canlı tutmak amacıyla her yıl Balfour Deklarasyonu’nun yıl dönümü olan 2 Kasım’da uluslararası sivil toplum kuruluşlarının dayanışmasıyla dünyanın farklı şehirlerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Filistin Sinema Günleri’nin İstanbul ayağı; Altyazı Sinema Dergisi ve Documentarist ve Postane ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Programda iki film var: Öyle Bir Halk Yok, Filistinlilerin varlığını inkar eden söylemin izini sürerke;, Jumana Manna’nın Toplayıcılar (Foragers, 2022) filmi zahter ve kenger toplama geleneği üzerinden toprakla kurulan tarihsel bağı, mülkiyet politikalarını ve gündelik hayatın nasıl siyasallaştığını inceliyor. Gösterimlerin ardından filmler üzerine birer sohbet de düzenlenecek.
Kısacası: Filistin’i yalnızca güncel haberlerin konusu olarak değil, kendi hikayelerini anlatan sinemacıların gözünden tanımak isteyenlere.

Nosferatu
📍 Fiba Salon İKSV
📅 6 Kasım, 20:00
F. W. Murnau’nun 1922 tarihli sessiz korku klasiği Nosferatu, Circuit des Yeux ve Low grubunun kurucularından Alan Sparhawk’ın canlı müziği eşliğinde gösteriliyor. Circuit des Yeux film için özel bir müzik besteleyip güçlü vokaliyle sahnede seslendirirken, Sparhawk da bu tek seferlik karşılaşmaya eşlik ediyor.
Kısacası:
Yüz yılı aşan bir korku klasiğini, bugünün müzisyenlerinin canlı yorumu eşliğinde farklı bir gözle izlemek için.

Prens Ahmed’in Maceraları –
BaBa ZuLa’nın Canlı Performansıyla
📍 Arter
📅 8 Kasım, 18:00
Lotte Reiniger’ın 1926 tarihli Prens Ahmed’in Maceraları, silüet animasyon tekniğiyle çekilmiş ilk uzun metrajlı animasyonlardan biri. Arter’deki gösterimde BaBa ZuLa, sessiz filme canlı performansıyla eşlik ederek masalsı görüntüleri ritimle yeniden yorumluyor.
Kısacası: Animasyon tarihinin erken bir başyapıtını canlı müzik eşliğinde izlemek için.

14. Boğaziçi Film Festivali
📍 İstanbul’un farklı sinema salonları
📅 8 – 15 Kasım
Festival’in açılış filmi olan Marwan Hamed imzalı El Sett: Umm Kulthum, Arap dünyasının ikonik seslerinden Ümmü Gülsüm’ün yaşamını anlatıyor. Seçkide ayrıca Andrey Zvyagintsev’in Cannes Büyük Ödülü kazanan Minotaur’u, Rafiki Fariala’nın Congo Boy’u ve Majid Majidi’nin Sun Children’ı da var.
Kısacası:
Güncel dünya sinemasını bu özel gösterim üzerinden takip etmek için.

Büyük sahne programlarının dışında kalan ama şehrin kültür hayatını canlı tutan buluşmaları yakalamak isteyenler için ayın seçkisi huzurlarınızda! Küçük bir caz sahnesi, plak dükkanında bir dinleme seansı, ya da bitkiler üzerine bir akşam sohbeti: ortak noktaları, deneyimin ölçeğini küçültüp merakı büyütmeleri.

Uninvited Jazz Band
📍 Arsen Lupin
📅 7 Kasım, 22:30
New Orleans ruhunu Taksim’e getiren Uninvited Jazz Band, geleneksel cazın kolektif enerjisiyle geceyi uzatmak isteyenlere göre.
Kısacası: Büyük prodüksiyonlardan çok, canlı çalan bir grubun yakın mesafedeki enerjisini arayanlara.

Loftcazz Listening Sessions
📍 Outro Music Store, Kadıköy
📅 7 Kasım, 19:30
Loftcazz Listening Sessions, müziği arka plan olmaktan çıkarıp dikkatle dinlemeye odaklanan bir buluşma. Outro Music Store’un plak ve müzik kültürüyle iç içe atmosferi, seçkileri albüm albüm keşfetmek için doğru bağlamı sunuyor.
Kısacası: Bir cumartesi akşamını yeni sesler keşfederek geçirmek isteyen plak meraklılarına.

Only Bass Lovers Left Alive
📍 Echoes, Kadıköy
📅 13 Kasım, 22:30
Ücretsiz etkinlik
Özge Ürer’in seti, dub ve dubstep’in bas odaklı, fiziksel ses dünyasını Echoes’un gece programına taşıyor. Türün “zelzele” etkisi yaratan titreşimleri, dans pistinde kendini unutmak isteyen gece kuşlarına göre.
Kısacası: Bası yalnızca duymak değil, bedeninde hissetmek isteyenlere.

Bitki Kulübü
📍 Otacılık Okulu
📅 19 Kasım, 20:30
Otacılık Okulu’nun Bitki Kulübü buluşmaları, on ay boyunca 10 farklı bitkiyi ve geleneksel kullanım alanlarını tanımaya odaklanıyor. Kasım oturumunun konusu mürver. Bitkiyle ilgili bilgi, gözlem ve paylaşım etrafında şekillenen bu buluşma, şehirde doğayla bağ kurmanın daha gündelik bir yolunu öneriyor.
Kısacası: Bitkileri yalnızca isimleriyle değil, kültürel ve pratik kullanımlarıyla tanımak isteyenlere. 

Yorum yazın