EKİM ETKİNLİK REHBERİ
Yaz bitti, peki ya İstanbul? Ekim takvimine bakılırsa şehir daha yeni ısınıyor. Yeni sezonda sergiler çoğalıyor; konserler açık havadan salonlara taşınıyor, tiyatro ve opera sezonu açılıyor; üstelik şehrin farklı köşelerine yayılan festivaller hala yazdan kalma bir canlılık taşıyor. Bu ayın programında büyük isimler kadar biraz daha yakından bakınca keşfedilecek işler de var: Zeyrek Çinili Hamam’ın sarnıcında Alex Červený’nin yeni sergisi, mimarlık festivalinde normalde kapısından giremediğimiz yapılar, Fişekhane’de sanatla antikayı aynı masaya oturtan bir hafta sonu ve Moda’da bir evin salonuna taşınan konser gibi. Kısacası, İstanbul ekimde bize sadece salonlara sıkışan programlar önermiyor; şehrin kendisini kurcalamak için de bolca bahane veriyor.
Contemporary International fuarının enerjik sezon açılışıyla eş zamanlı olarak, şehirdeki çağdaş sanat galerileri de eylül onunda yeni sergi takvimlerini birer ikişer tanıttı. Yazdan taşınan önemli sergileri de bunlara ekleyince, şehrin farklı müze ve galerilerine uğramanız için bolca neden var.
Atlas of Encounters
📍 Zeyrek Çinili Hamam
📅 24 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027
Brezilyalı sanatçı Alex Červený’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, Zeyrek Çinili Hamam’ın 16. yüzyıldan kalma yapısının altında yer alan Bizans sarnıcında açılıyor. Anlam de Coster küratörlüğündeki sergide 30’dan fazla eser; astronomi, mimarlık ve beden arasındaki ilişkileri araştırıyor. İstanbul’a ilk ziyaretinden 15 yıl sonra yeniden kente dönen sanatçı, hamamın tarihî mekanına özel yeni işler de üretmiş; el yazmaları ve gravürler üzerine müdahaleler, resimler, işlemeler ve parşömen heykelleri bunlar arasında.
Kısacası: Sergi kadar mekanın kendisini de keşfetmek isteyenler için.
LABOUR OF LOVE
📍 Galerist
📅 16 Eylül – 7 Kasım
Galerist, 25. yılını, yaklaşık 50 sanatçının eserlerini bir araya getiren Labour of Love sergisiyle kutluyor. Sergide, galerinin kuruluşundan bu yana onunla birlikte yol alan sanatçıların ç.alışmaları, yeni üretilen eserlerle yan yana geliyor. Sanatçılarla kurulan uzun soluklu ilişkiler, ortaklıklar ve sanatsal yakınlıklar üzerinden galerinin yolculuğuna bakıyor.
Kısacası: Galeri gezisini biraz daha üretim sürecine yaklaştırmak isteyenlere.
Mehtap Baydu: Seni Sevmek Çok Zor!
📍 Arter, Dolapdere
📅 15 Kasım’a kadar
Mehtap Baydu’nun Arter’de devam edsen Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi; performans, heykel, fotoğraf ve video arasında gidip gelen pratiğini bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, beden ile nesne arasındaki ilişkiye odaklanırken sanatçının yeni üretimlerini yakın dönem işlerinden bir seçkiyle yan yana getiriyor. Baydu’nun 2019’da Berlin’de gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansının Arter’e uyarlanmış versiyonu da serginin önemli parçalarından. Galeri 1’de camlı bir bölmenin ardında periyodik olarak gerçekleştirilen bu performans, Baydu’nun şişirdiği balon performans mekânını bütünüyle kaplamasıyla son buluyor.
Kısacası: Disiplinlerarası çizgilerin belirsizleşmesini seviyor ve heykelin yalnızca bakılacak bir obje olmadığı sergileri seviyorsanız.
Aynı Mavinin Altında
📍 İstanbul Modern, Karaköy
📅 8 Eylül 2026 – 31 Aralık 2027
İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi, adını denizlerden, ufuktan, özgürlükten alıyor. Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğündeki sergi, 1940’lardan bugüne Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü izlerken, 2000 sonrası uluslararası sanatçıların işleriyle yeni bir diyalog kuruyor. Resimden videoya, fotoğraftan heykele ve yerleştirmeye uzanan seçki; kimlik, kent, göç, hafıza ve doğa gibi bugünün meselelerine bakıyor.
Kısacası: İstanbul Modern’in koleksiyonuna, alıştığınızdan biraz farklı bir gözle bakmak için iyi bir bahane.
Art Weeks Istanbul: Collector’s Edition
📍 Akaretler Sıraevler
📅 16 Eylül – 8 Kasım
Art Weeks Istanbul bu yıl galerilerden çok koleksiyonerlere bakıyor. “Collectors” edisyonunda Banu & Hakan Çarmıklı, Tansa Mermerci ve Öner Kocabeyoğlu koleksiyonlarından seçilen eserler Akaretler Sıraevler’in tarihi binalarına yayılıyor. Üstelik sergi ücretsiz; yani “Ben koleksiyoner değilim” bahanesi bu kez çalışmıyor.
Kısacası: Türkiye’de sanat koleksiyonculuğunun nasıl bir zevk haritası oluşturduğunu merak ediyorsanız, iyi bir başlangıç noktası.
Nancy Atakan & Dilek Aydın: Sweet Separation
📍 Pi Artworks, Piyalepaşa
📅 17 Eylül – 31 Ekim
Nancy Atakan ve Dilek Aydın’ın ilk ortak sergisi, doğum, annelik ve yaratıcı üretim arasındaki tuhaf ve dönüştürücü ilişkiye bakıyor. Video, heykel, işlemeli bebek battaniyeleri, neon ve kişisel hikayeler aynı alanda buluşurken sergi, “ayrılık” fikrini bir son değil, yeni bir başlangıç olarak ele alıyor. Open Mic buluşmalarında Elif Uras, Beral Madra, Ayşe Kulin, CANAN, Larissa Araz ve Esra Dermancıoğlu gibi isimler de projeye eşlik edecek.
Kısacası: Sanatın biraz kişisel, biraz politik, biraz da hayatın kendisi olmasını seviyorsanız.
Olivo Barbieri: Zaman, Mekân, Geometri
📍 Borusan Contemporary, Perili Köşk
📅 19 Eylül 2026 – 15 Ağustos 2027
Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, tanıdığımız dünyayı biraz tuhaflaştırıyor. Barbieri; ölçek, perspektif ve optik tekniklerle şehirleri, antik kentleri ve manzaraları neredeyse maketmiş gibi yeniden kuruyor. Sergide sanatçının kırk yılı aşan pratiğinden beş seri ile Borusan Contemporary koleksiyonu için ürettiği, Efes ve Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan işler bir araya geliyor.
Kısacası: İstanbul’a, Efes’e veya dünyanın herhangi bir yerine bir daha aynı şekilde bakmamak için.
Robert Montgomery Solo Show
📍 İstanbul 74, Arnavutköy
📅 23 Eylül’den itibaren
İskoç sanatçının neon, ışık ve metin üzerinden kurduğu işler; romantik, politik ve zaman zaman oldukça doğrudan. İstanbul 74 ile on beş yıla yayılan yaratıcı işbirliğinin sonucunda ikinci kez İstanbul’da solo sergi açan sanatçının, James Baldwin ile Bob Dylan, Nina Simone ve Edip Cansever’i aynı balkonda hayali bir akşamda bir araya getiren tablosu, İstanbul’un 1960’lardaki kültürel açıdan kozmopolit ortamına bir saygı duruşu niteliğinde.
Kısacası: “Sanat eseri bana bir şey söylemeli” diyenler için.
Contemporary Istanbul
📍 Tersane İstanbul
📅 23–27 Eylül
23 Eylül: VIP ön izleme | 24–27 Eylül: Genel ziyaret
Contemporary Istanbul, eylül sonunda Tersane İstanbul’u uluslararası çağdaş sanat dünyasının buluşma noktalarından birine dönüştürüyor. 21. edisyonunda 24 ülkeden 70’in üzerinde galeri, 500’den fazla sanatçı ve 1.500’ün üzerinde eser bir araya geliyor; bu yıl 20 galeri fuara ilk kez katılıyor. Focus: Asia programı Asya çağdaş sanatına odaklanırken, yeni New Grounds bölümü genç galerilere alan açıyor. Programın dikkat çeken işleri arasında Jaume Plensa’nın yedi metre yüksekliğindeki Juana adlı heykeli ve Shozo Shimamoto’ya ayrılan özel bölüm de bulunuyor.
Kısacası: İstanbul’un birkaç günlüğüne dünyanın farklı sanat sahneleriyle aynı masaya oturduğunu görmek için.
Gökyüzü Şekerdendi
📍 Arter
📅 28 Mart 2027’ye kadar
Başlığı, E. E. Cummings’in “Songs I” (Şarkılar I, 1938) adlı şiirinin açılış kıtasından ilham alan Gökyüzü Şekerdendi, Arter’in Eylül programındaki dikkat çekici sergilerden. Arter koleksiyonundaki 24 sanatçının eserlerini “ev/yuva” ve “yurt” kavramları etrafında bir araya getiren sergi; içeriyle dışarı arasındaki sınırları belirsizleştiren bir yerleştirme düzenine sahip. Böylelikle yapıtları yeryüzü ile gökyüzü, geçmiş ile gelecek, kök salmak ile yersiz yurtsuzluk arasında salınan canlı ve çok renkli bir duyusal evrende buluşturuyor.
Kısacası: Daha yavaş, daha sezgisel bir sergi deneyimi arıyorsanız.
Yoko Ono: İçses ve İçyapı
📍Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan
📅 Tarih: 27 Aralık’a kadar
John Lennon’ı bir anlığına unutun! Çünkü Yoko Ono’nun hikâyesi, pop kültürünün çok ötesinde başlıyor. Kavramsal sanatın yaşayan en etkili figürlerinden biri olan Ono, onlarca yıldır izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; düşünmeye, katılmaya ve üretmeye davet ediyor. Bu sergi de tam olarak bunu yapıyor. İçeri girerken bir izleyicisiniz, çıkarken muhtemelen zihninizde cevaplardan çok sorular olacak.
Kısacası: İstanbul’un bu yılki en önemli kültür olaylarından biri.
CANNES!
📍 Ara Güler Müzesi, Galataport
📅 11 Ekim’e kadar
Ara Güler’in objektifinden Cannes Film Festivali, kırmızı halıdan çok daha fazlasını anlatıyor. Sophia Loren’den Alfred Hitchcock’a, Federico Fellini’den Elizabeth Taylor’a uzanan karelerde sinema tarihinin en ikonik yüzleri, poz vermedikleri anlarda karşımıza çıkıyor.
Kısacası: Fotoğraf kadar sinemayı da sevenler için
Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat
📍 Yapı Kredi Müzesi, Galatasaray
📅 29 Kasım’a kadar
Bir kurumun sanatla kurduğu ilişkinin Türkiye’nin kültürel dönüşümüne nasıl eşlik ettiğini görmek isteyenler için. Koç Topluluğu’nun kültür ve sanatla kurduğu uzun soluklu ilişkinin izini süren sergi; arşiv belgeleri, sanat eserleri ve tarihî materyaller arasında dolaşırken yalnızca sanat tarihini değil, modern Türkiye’nin kültürel hafızasını da okumaya davet ediyor.
Kısacası: Sanat tarihini eserlerin çok hikayeleri üzerinden keşfetmeyi seviyorsanız rotanıza ekleyin.
Ekim, İstanbul’un festival takviminde şehrin farklı yüzlerini keşfetmek için harika bir ay. Mimarlık, sanat, müzik ve gastronomiyi bir araya getiren programlar için takviminizde yer açın!
Art & Antique Fest
📍 Fişekhane
📅 2 – 3 Ekim
Sanat, antika ve müziği aynı programda buluşturan Art & Antique Fest, Fişekhane’de iki günlük bir keşif alanı kuruyor. Sergilerin yanında canlı sanatçı performansları, yaratıcı atölyeler, söyleşiler, DJ performansları ve mezat var. Damla Sandal’ın “Hafızayı İşlemek” atölyesi, Duygu Barlas’ın “İnsan Neden Biriktirir?” söyleşisi, plak dekor ve kintsugi atölyeleri programın öne çıkanları arasında.
Kısacası: Antika pazarını biraz eğlence, sanat ve mezat ile harmanlamak isteyenlere.
Oktober in Istanbul
📍 Küçük Çiftlik Park
📅 2 – 4 Ekim
Almanya’nın Oktoberfest geleneğinden ilham alan festival, dördüncü yılında üç günlük bir müzik, yeme-içme ve açıkhava programıyla geri dönüyor. Canlı konserler, DJ performansları, festival oyunları, tematik alanlar ve farklı yeme-içme durakları programın parçası. 2026 programında Adamlar, Kargo, Duman, Son Feci Bisiklet, Vega ve Madrigal gibi isimler de sahne alıyor.
Kısacası: Ekim ayında hala açık hava festivalinin tadı çıkarılır diyenlere.
Açık Kapı Mimarlık Festivali
📍 İstanbul’un farklı yapıları
📅 13–20 Ekim
📝 Kayıtlar: 1–6 Ekim
Arkitera tarafından düzenlenen Açık Kapı Mimarlık Festivali, normalde dışarıdan bakıp geçtiğimiz yapıların kapılarını açıyor. Beşinci yılında tarihi yapılardan çağdaş mimarlık örneklerine uzanan rehberli geziler düzenleniyor. Mimar anlatımlarıyla gezilecek rotalarda; Vedat Tek Evi, Levent Apartmanı, İstanbul Radyo Evi, L’Union Han, Kuru Kahveci Mehmet Efendi ve Tahmis Binası, Çinili Köşk ve Eski Şark Eserleri Müzesi, Halaskar Gençlik ve Yaşam Merkezi, Kundura Hafıza ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü gibi farklı duraklar var.
Kısacası: İstanbul’u bu kez binalar üzerinden içinden okumak için.
Ekim ayına sarkan bazı festival ve sergileri, “bir ara giderim” klasöründen çıkarıp takvime koymanın tam sırası.
İstanbul Kültür Yolu Festivali
📅 26 Eylül – 4 Ekim
📍 İstanbul’un farklı kültür mekanları
Festivalin son günlerinde hala yakalanabilecek birkaç güçlü program var. Büşra Kayıkçı’nın Beyond Walls – Istanbul projesi 2 Ekim’de AKM’de İstanbul’un tarihî yapılarını müzikle buluştururken, aynı gün Hüsnü Şenlendirici & Serkan Çağrı’nın “Klarnetin Yıldızları” konseri gerçekleşiyor. 3 Ekim’de Ceza (Galataport Saat Kulesi Meydanı) ve Saraydan Kız Kaçırma operası (Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası), 4 Ekim’de ise Aida Gómez’in Carmen yorumu programda (AKM).
Kısacası: Tek etkinliğe gitmekten çok, birkaç günlüğüne İstanbul’un tamamını kültür-sanat rotasına çevirmek isteyenlere.
36. Akbank Caz Festivali
📅 26 Eylül – 11 Ekim
📍 Salon İKSV, Babylon, Arter, Zorlu PSM, St. Benoît, Frankhan, Komünite, Yeldeğirmeni Sanat ve farklı mekânlar
15’ten fazla ülkeden yaklaşık 200 sanatçıyı buluşturan festival, 36 konserin yanında atölyeler, söyleşiler ve ustalık sınıflarıyla İstanbul’un farklı noktalarına yayılıyor. Ekim programının öne çıkan isimleri arasında; 3 Ekim’de John Coltrane’in 100. doğum yılına özel bir projeyle sahne alan James Carter Piano Quartet (“Coltrane: A Centennial Supreme”), 7 Ekim’de Tunuslu usta ud sanatçısı Dhafer Youssef ve 8 Ekim’de Afro-Küba cazını dünyaya sevdiren 10 Grammy ödüllü trompetçi Arturo Sandoval da var.
Kısacası: Cazı tek bir türe sıkıştırmayan, şehrin farklı salonlarına yayılan bir program arıyorsanız.
212 Photography Istanbul
📅 26 Eylül – 11 Ekim
📍 İstanbul’un iki yakasına yayılan farklı mekanlar
Fotoğrafın 200. yılının kutlandığı 2026, 212 Photography Istanbul için özellikle anlamlı. Dokuzuncu edisyonunda festival; sergilerin yanında söyleşiler, film gösterimleri, atölyeler, portfolyo değerlendirmeleri ve performanslarla şehre yayılıyor. Programda Frank Horvat, Martin Parr, Yann Arthus-Bertrand, Omar Victor Diop, Jill Greenberg, Catherine Nelson ve Brezilya modernist fotoğrafçılığı gibi birbirinden farklı izlekler var. Üstelik sergiler Galata Rum Okulu’ndan Eski Postahane’ye, Saint Benoît Kilisesi’nden Tophane-i Amire’ye kadar İstanbul’un kendisini de rotanın bir parçası haline getiriyor.
Kısacası: Bir fotoğraf festivaline değil, İstanbul’un içinden geçen bir fotoğraf rotasına hazırlanın.
CANNES!
📍 Ara Güler Müzesi, Galataport
📅 11 Ekim’e kadar
Ara Güler’in objektifinden Cannes Film Festivali, kırmızı halıdan çok daha fazlasını anlatıyor. Sophia Loren’den Alfred Hitchcock’a, Federico Fellini’den Elizabeth Taylor’a uzanan karelerde sinema tarihinin en ikonik yüzleri, poz vermedikleri anlarda karşımıza çıkıyor.
Kısacası: Fotoğraf kadar sinemayı da sevenler için.
Ekim ayında konser takvimi, büyük salonlardan açık hava sahnelerine uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Senfonik düzenlemelerden rock sahnesinin geri dönen isimlerine, cazdan elektronik müziğe kadar farklı türlerde birkaç güçlü seçenek özellikle öne çıkıyor.
Mor ve ötesi Senfonik
📍 Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
📅 9 Ekim, 21:00
Mor ve ötesi, kendi repertuvarını senfonik düzenlemelerle yeniden ele alıyor. Grup bu özel konserde Şef Orçun Orçunsel yönetimindeki İstanbul Filarmoni Orkestrası ile aynı sahneyi paylaşacak. Daha Mutlu Olamam, Bir Derdim Var, Cambaz, Oyunbozan ve Deli gibi parçalar orkestral düzenlemelerle bir farklı tınlayacak.
Kısacası: Mor ve ötesi şarkılarını bu kez gitarlar değil, büyük bir orkestra eşliğinde dinlemek için.
Islandman
📍 Blind İstanbul
📅 9 Ekim, 21:00
Elektronik müziği psikedelik tınılar, canlı davullar ve Anadolu’dan beslenen melodilerle buluşturan Islandman, ekimde Blind İstanbul’da. Tolga Böyük’ün projesi, elektronik altyapıları canlı enstrümanlarla birleştiren performanslarıyla tanınıyor.
Kısacası: Anadolu müziğinin köklerinden beslenerek dünyaya nasıl uzanılır diye merak edenlere.
Istanbul Ghetto Club
📍 FİBA Salon İKSV
📅 9 Ekim, 22:00
Berlin yeraltı sahnesinden çıkan anonim müzik kolektifi, “eastern rave punk” adını verdikleri ses dünyasıyla İstanbul’a geliyor. Acid techno’yu modüler synthesizer’lar ve geleneksel enstrümanlarla buluşturan kolektif, müziği performans sanatı, tiyatro, sinema ve görsel anlatıyla iç içe geçiriyor.
Kısacası: Berlin’in rave kültürünü Doğu’nun sesleriyle sentezleyen, konserden çok performansa yaklaşan bir gece için.
Lin Pesto
📍 Babylon
📅 24 Ekim, 21:30
Lin Pesto, puslu synth-pop tınılarını lo-fi estetik ve içe dönük melodilerle buluşturduğu müziğiyle Babylon’da. 80’lerin analog ses dünyasından beslenen sanatçı, melankolik vokallerini sade ritimler ve elektronik dokularla bir araya getiriyor.
Kısacası: Gece yarısı melankolisine sürüklenmek isteyenlere.
Şebnem Ferah
📍 KüçükÇiftlik Park
📅 17 Ekim, 21:30
Şebnem Ferah, uzun bir aranın ardından konser serisiyle sahnelere döndü. 17 Ekim gecesi KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek konser, sanatçının yıllar sonra yeniden canlı performansla buluşacağı özel akşamların İstanbul ayağı.
Kısacası: Şebnem Ferah şarkılarını yalnızca kulaklıkta değil, kalabalık bir konser alanında yeniden duymayı özleyenlere.
İstanbul Tiyatro Festivali ayın son haftasında şehri hareketlendirirken, yeni yapımlar da eş zamanlı olarak izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Öte yandan AKM ve Süreyya Operası da klasik müzik konserleri, opera ve bale sahnelemeleriyle programlarını zenginleştiriyor.
30. İstanbul Tiyatro Festivali
📍 İstanbul’un farklı sahneleri
📅 22 Ekim – 3 Aralık
İKSV’nin 30. İstanbul Tiyatro Festivali, ekim sonunda uluslararası ve yerli yapımlardan oluşan geniş bir seçkiyi şehre getiriyor. Ustalık sınıfları, çeşitli atölyeler ve programdaki edebiyat uyarlamalarının analiz edileceği “Kitap Kulübü” gibi etkinliklerle de program bir hayli zengin. Festival,; 2024 Avignon prömiyerinin ardından Paris, Londra ve Berlin gibi önemli sahnelere konuk olan Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile açılıyor. Festival kapsamında prömiyer yapacak Dorian Gray’in Portresi ve Aksak Deliryum gibi yerli yapımları da bir kenara yazmalı.
Kısacası: Tiyatro sezonunda tek tek oyun seçmek yerine, farklı sahneler arasında maratona çıkmak için.
Çatıya Tıklatma
📍 Oyun Atölyesi, Moda
📅 5, 6 Ekim
Filistinli yazar ve oyuncu Khawla Ibraheem’in yazdığı oyun, Gazze’de yaşayan Meryem’in oğlunu kurtarabilmek için tekrar tekrar yaptığı kaçış provaları üzerinden ilerliyor. Ali Haydar Çataltepe’nin yönettiği, Nihal Yalçın’ın tek kişilik performansıyla sahnelenen oyun, bombardımandan önce binaların tahliyesi için yapılan “uyarı vuruşu”ndan ismini alıyor. Edinburgh Fringe’deki başarısının ardından New York Theatre Workshop ve Royal Court Theatre’da da sahnelenen oyun, hafızlara kazınacak solo performansıyla çağımızın en büyük politik meselesine dokunuyor.
Kısacası: Tek oyunculu tiyatronun bir insan hikayesini ne kadar yoğunlaştırabileceğini görmek için.
Ermiş
📍 House of Performance
📅 9 Ekim
Halil Cibran’ın klasikleşmiş metni Ermiş, Jüt Tiyatro tarafından çağdaş bir meddah yorumuyla sahneye taşınıyor. Zeynep Anacan’ın çevirisinden uyarlanan oyunda Edip Tepeli, hem sahneye uyarlayan hem de anlatan olarak yer alıyor; oyun boyunca 30 farklı karaktere bürünüyor. Aşk, evlilik, çocuklar, özgürlük, çalışma, acı ve ölüm gibi temalar üzerine ilerleyen metin, meddah geleneğinin anlatım olanaklarıyla yeniden kuruluyor.
Kısacası: Yüz yılı aşkın süredir okunan bir metni tek oyuncunun 30 farklı karaktere hayat verdiği bir meddah anlatısında yeniden dinlemek, Ermiş için başlı başına bir neden.
Maceracı Annelerin Savunması Adına
📍 Bahçe Galata
📅 9, 15 ve 30 Ekim
Simon Marshall’ın yazdığı, Sarp Doğa Çelik’in yönettiği oyun iki kardeşin, bir keşif gezisinden dönemeyen annelerinin vefatının ardından hayatlarını yeniden kurma çabasına odaklanıyor. Fatma Zehra Durgut ve Sezer Arıçay’ın oynadığı yapım; annelik, kayıp, sevgi ve çocuklara bıraktıklarımız üzerinden ilerliyor.
Kısacası: Aile hikayelerinin biraz macera, yas ve kara mizahla harmanlanmasını seviyorsanız.
Günah Koleksiyoncusu
📍 Koma Sahnesi
📅 23 Ekim
Dijital dünyanın günah çıkarma alışkanlığını sahneye taşıyan oyun, insanların en karanlık itiraflarını toplayan Riley ile onun kimliğini çözmeye çalışan Alex’in hikayesini anlatıyor. İşin içine bir de yapay zeka Cleopatra girince, hafıza, manipülasyon ve adalet arasındaki sınırlar iyice bulanıklaşıyor. Tuğçe Tanış, Selena Demirli ve Cem Burçin Bengisu’nun rol aldığı yapımın yazarı ve yönetmeni Elif Baş İyibozkurt.
Kısacası: Yapay zeka, dijital itiraflar ve kara mizah aynı sahnede buluşunca ne çıkacağını merak edenlere.
İntihar Dükkanı
📍 DasDas Alternatif Sahne
📅 11, 19 Ekim
Jean Teulé’nin romanından uyarlanan oyun, ölümün sıradanlaştığı bir dünyada umut fikrini kara mizahla ele alıyor. Yönetmenliğini ve konsept tasarımını Ersin Yaşar’ın üstlendiği yapımda müzik, hareket ve kostüm tasarımı da oyunun anlatısının parçası.
Kısacası: Tiyatroda kara mizahın sınırlarını biraz daha ileri taşımaya hazırsanız.
Afife
📍 AKM Türk Telekom Opera Salonu
📅 10, 14, 15, 17 ve 29 Ekim
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin yeni sezon prömiyerlerinden Afife, Türk tiyatrosunun Müslüman ilk oyuncusu Afife Jale’nin Bakırköy Akıl Hastanesi’nde son bulan cesur hayatını modern bale diliyle sahneye taşıyor. Beyhan Murphy’nin libretto ve koreografisini hazırladığı eserin müziği Turgay Erdener’e ait; orkestra şefliğini İbrahim Yazıcı üstleniyor.
Kısacası: Türkiye sahne tarihinin en önemli figürlerinden birinin hayatını çağdaş dans formunda izlemek için.
Ekim, sinemaseverlerin İstanbul’da iple çektiği ay. Filmekimi’nin yeni sezon filmlerini şehre taşıdığı günlerde Pera Film ve İstanbul Modern’in programları da bağımsız, kült ve deneysel yapımlara alan açıyor.
Pera Film | Şimdi Uzaklardasın
📍 Pera Müzesi Oditoryumu
📅 9 Eylül–11 Ekim
Pera Film, yeni sezonu sinemanın biraz dışına taşan bir seçkiyle açtı. Şimdi Uzaklardasın programı; Genç ve Heyecanlı, Yılan Gözler, Eraserhead, Kahvaltı Kulübü, Harold ve Maude, Ucuz Roman gibi kült filmleri yeniden beyazperdeye getirdi.
Kısacası: Sinema tarihinin simgeleşmiş yapımlarını büyük perdede görmek için.
Filmekimi
📍 Atlas 1948, City’s CineWAM Nişantaşı, Kadıköy Sineması, Paribu Art
📅 9–18 Ekim
Sonbaharın İstanbul’daki sinema klasiği bu yıl 43 filmle geri dönüyor. Cannes, Venedik ve Toronto gibi festivallerden gelen filmler arasında Cristian Mungiu, Pedro Almodóvar, Lee Chang-dong, Asghar Farhadi, Ryûsuke Hamaguchi, Hirokazu Kore-eda, James Gray, László Nemes, Pawel Pawlikowski, Gregg Araki, Andrew Haigh, Martin McDonagh, Werner Herzog, Jean-Pierre Jeunet ve Taika Waititi gibi yönetmenlerin yeni işleri bulunuyor. Cannes’da Altın Palmiye kazanan Mungiu imzalı Fjord da programda.
Kısacası: Sonbaharda, vizyona girmesini beklemeden iyi filmlerin peşine düşmek için.
İstanbul’un en iyi etkinlikleri her zaman dev afişlere basılmaz. Bazen bir evin salonunda, bazen küçük bir mutfakta, bazen de normalde önünden geçip gittiğiniz bir yapının içinde karşınıza çıkar.
Gülinler Ev Konseri
📍 Moda Caddesi, No: 63
📅 3 Ekim, 19:00
Moda63’ün bir evden buluşma mekanına dönüşen hafızası, bu kez Gülinler’in şarkılarıyla doluyor. Program 19:00’da Moda63’ün geçmişini ve dönüşümünü anlatan kısa bir bölümle başlıyor; 19:30’da ise ev konseri başlıyor.
Kısacası: İyi müziği gerçek bir evin salonunda dinlemek için.
Edebi Sofralar Kitap Kulübü
📍 Kadim Sahaf, Üsküdar
📅 3 ve 4 Ekim
Edebiyatı yalnızca sayfalar arasında bırakmayan ve her buluşmaya, okunan kitaptan yola çıkan sofraların eşlik ettiği bir kitap kulübü. İstanbul’da Sonbahar buluşmasına Türk edebiyatının önemli yazarlarının İstanbul ile özdeşleştirdiği kestane, kocayemiş, lüfer ve balkabağı ile hazırlanmış bir menü eşlik ediyor (3 Ekim, 19:00). Ertesi günkü Jane Austen Çay Saati etkinliğinde ise Gurur ve Önyargı ile Akıl ve Tutku romanları etrafında, İngiliz çay saati lezzetleri eşliğinde iki ayrı sohbet gerçekleştiriliyor. (4 Ekim, 11:00 – 13:00 ve 15:00 – 17:00).
Kısacası: Kendi mahallesinden biraz çıkıp yeni dünyalara açılmak isteyenlere.
5. SONBAHAR YIRTICI KUŞ GÖÇÜ GÖZLEM ETKİNLİĞİ
📍 Toygar Tepe, Beykoz
4 Ekim, 08:00 – 17:00
Cemre Vakfı’nın bu yıl beşincisini düzenlediği Sonbahar Yırtıcı Kuş Göçü Gözlem Etkinliği’nde İstanbul semalarındaki göç hareketini; Bekoz’daki bir yangın gözlem kulesinden izleyin! Gün boyu uzmanların kuş göçü ve türleri üzerine sunumlar yapacağı etkinlikte; kartal, şahin ve atmacalar ile birlikte leyleklerin de göçü gözlemlenebilecek. Etkinlik ücretsiz; çıplak gözle izlemek mümkün; ancak mekanda dürbünler de bulunuyor.
Kısacası: İstanbul’un nasıl gerçekten kıtalararası bir köprü olduğunu, en kısa yoldan hedefine ulaşmak için kanat çırpan kuşları izlerken anlamak için.
Türkçe